Otizmli bireylerin bakım merkezi faciası sonrası toplumsal tepki ve çözüm çağrıları, farkındalık ve güvenlik için önemli adımların atılmasını sağlıyor.
Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Hamit Fatma Atay Otizm Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi önünde, Türkiye Otizm Meclisi’ne bağlı otizm dernekleri ve ailelerin katılımıyla anlamlı bir dayanışma gösterisi gerçekleşti. Bu toplantı, otizm tanısı almış 35 yaşındaki Abdülkerim Musti’nin yaşamını yitirmesinin ardından, bakım merkezlerindeki ciddi sorunları gündeme taşıdı. Toplumun farklı kesimlerinden gelen temsilciler ve aileler, daha güvenli, şeffaf ve insani bir bakım sistemi talep ederek, yaşanan trajedinin tekrar yaşanmaması için çağrıda bulundu.
35 yaşındaki Abdülkerim Musti, %88 otizm tanısıyla, devletin ilgili bakım ve rehabilitasyon merkezinde yaşamını sürdürüyor, ailesiyle yakın temasta bulunuyordu. 26 Nisan 2025 gecesi, yüksek ateş, halsizlik ve solunum güçlüğü şikayetleriyle hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde zatürre teşhisi kondu ve Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesine alınarak tedavi edildi. Ancak, 1 Mayıs 2025 tarihinde ne yazık ki yaşam mücadelesini kaybetti. Ölüm haberinin ardından, otizmli bireylerin bakımındaki zorluklar yeniden gündeme geldi. Sakarya Valiliği, Musti’nin epilepsi ve otizm tanılarıyla takip edildiğini, önceki zatürre ataklarından dolayı akciğerlerinde hassasiyet geliştiğini ve çeşitli sağlık sorunlarının olduğunu açıkladı. Fakat ailesi ve otizm dernekleri, ölümde bakım merkezinin ihmallerinin önemli rol oynadığını iddia ederek, sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Otizm Meclisi ve Otizm Konfederasyonu öncülüğünde, Arifiye’deki bakım merkezinin önünde düzenlenen basın açıklamasını, Akdeniz Otizm Derneği Başkanı Demet Çileli Baz okudu. Baz, otizm merkezlerini “Türkiye’nin vicdanı” olarak nitelendirerek, yaşanan acı olayın sadece bir yas meselesi değil, aynı zamanda sistemsel bir ihmal ve sorumluluk sorunu olduğunu vurguladı. Açıklamada şu önemli noktalar dile getirildi:
Basın açıklamasından sonra söz alan Avukat Sedef Erken, yaşanan ihmaller karşısında oldukça sert ifadeler kullandı. Erken, bakım merkezlerinde otizmli bireylere yönelik kötü muamele ve ihmallerin sistematik bir sorun haline geldiğine vurgu yaparak, özellikle Pendik Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşanan ve medyada geniş yer alan otizmli bir bireyin şiddete maruz kalması olayını hatırlattı. Erken, şu çağrıyı yaptı: “Bu merkezler, otizmli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve onları korumak amacıyla kurulmuş olmalı. Ancak, ne yazık ki bazılarında trajediler yaşanıyor. Sistemli ve köklü değişiklikler yapılmalı!”
Musti’nin yaşamını yitirmesi, toplumda otizmli bireylerin ve onların ailelerinin yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekti. Bu olay, bakım merkezlerinin denetim ve hizmet kalitesinin artırılması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Yetkililerden ve sivil toplum kuruluşlarından, otizmli bireylerin yaşam haklarını güvence altına alan, insan onuruna uygun, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir bakım sistemi kurmaları bekleniyor.