Deprem uzmanı Volkan Sevilgen, Sakarya ve Marmara bölgesindeki olası depremler hakkında önemli uyarılar ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi veriyor.
Deprem Mühendisi Volkan Sevilgen, Sakaryalıları ve bölge sakinlerini yakından ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. Marmara Denizi’nin ortasından geçen ve büyük bir risk taşıyan Marmara Fay Hattı’nın varlığı konusunda uyarılarda bulunan Sevilgen, bölgede beklenen depremler hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Sevilgen, “Bütün bilimsel deprem senaryolarında ana deprem kaynağı olarak görülen fay, Marmara Denizi’nin ortasından geçiyor. İzmit depreminin devamında Kuzey Marmara’dan geçen fay, bu bölgedeki en kritik kırılma noktasıdır. Günümüzde de bu fay üzerinde çeşitli tartışmalar sürmektedir.” diyerek, Marmara Fay Hattı’nın önemine vurgu yaptı.
“Fayların üzerinde küçük çaplı depremler gözlemlenebilir, ardından ise büyük depremler gerçekleşir. Ancak bu fayın bazı bölümleri kilitlenmiş durumda ve bu nedenle enerji birikimine neden oluyor. Kilitlenen faylar genellikle hareket etmez, fakat enerji sürekli olarak toplanmaya devam eder. Bu durum, bölgedeki tehlikenin büyüklüğünü artırmaktadır.” şeklinde açıklamada bulundu.
Sevilgen, “Fay üzerinde kimi bölgeler küçük küçük depremler üretirken, bazı bölümler ise hem kilitli hem de enerji biriktiriyor. 23 Nisan’da gerçekleşen deprem, bu hibrit yapıya sahip fay kesiminde meydana geldi. Bu bölge, hem enerji depolayan hem de hareket halinde olan bir kesimdir. Ayrıca, deprem sırasında fayın kilitlenmiş olan kısmı doğuya doğru kaydırıldı ve İzmit depremiyle kilitlenmiş kesim arasında kaldı.” ifadelerini kullandı.
Depremin batıdaki kesiminin ise serbest kaygan ve “serpentin” yapısında olduğunu belirten Sevilgen, “Bu bölge, aktif olmayan faylar gibi görünse de aslında hareket etme potansiyeline sahiptir. Bu yüzden bu faylar ölü değil ve büyük depremler üretme riski taşımaktadır.” şeklinde uyarıda bulundu.
“Faylar uzun süre hareket etmediğinde, bu durum fayların aktif olmadığı anlamına gelmez. Birçok fay, hareket halinde olmayan ve sismik açıdan pasif kabul edilen yapılardan oluşur. Ancak bu fayların enerjisi birikir ve zamanla büyük depremler ile sonuçlanabilir. Bu nedenle, fayların hareket durumu sürekli gözlemlenmeli ve bilimsel veriler ışığında değerlendirilmelidir.” diyerek, hareketlilik ve riskler konusunda uyardı.
Sevilgen, “2019 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 6 metre enerji birikimiyle gerçekleşti. Bu deprem, fayların uzun süre hareket etmediği ve enerjinin yoğunlaştığı bir noktada oluştu. Maraş depremi ise 7.8 büyüklüğünde olup, ardından 7.7’lik artçı sarsıntılarla devam etti. Bu örnekler, büyük depremlerin ardışık olabileceğine işaret eder.” şeklinde konuştu.
“Fay hattı yılda yaklaşık 2,3 cm hareket ediyor. Şu anda ise yaklaşık 6 metre enerji birikmiş durumda. Bu da, bölgedeki büyük depremlerin zamanlamasının, tam olarak tahmin edilmesinin zor olduğunu gösteriyor. Ancak bilim insanları, İstanbul ve çevresinin büyük bir depreme hazırlıklı olması gerektiği konusunda ortak görüştedir.” diyerek, bölgedeki riskin ciddiyetine dikkat çekti.